Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Almanya Büyükelçiliği, Dışişleri Bakanlığımızın kıymetli bürokratları, ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ile çok sayıda davetlinin iştirak ettiği konferansta; Asırların Felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerin ardından şehirlerin yeniden toparlanma kapasitesi, kamusal kurumların dayanıklılığı, toplumsal hayatın yeniden örgütlenmesi ve sürdürülebilir toparlanma süreçleri çok boyutlu olarak ele alındı.
Programda konuşan Valimiz Mustafa MASATLI, Medeniyetler Şehri Hatay’ımızın 6 Şubat ve devamındaki depremlerden en ağır şekilde etkilenen illerden biri olduğunu belirterek, yaşanan büyük yıkımın yalnızca fiziki boyutla sınırlı kalmadığını; şehir hafızasını, sosyal hayatı, ekonomik düzeni, tarihî mirası ve gündelik yaşamı da derinden etkilediğini ifade etti.
Valimiz konuşmasında; “Bugün burada yalnızca bir konferansın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda, şehirlerimizin yeniden toparlanma kapasitesini, kamusal kurumların dayanıklılığını, toplumsal hayatın yeniden örgütlenme imkânlarını ve geleceğe dair müşterek sorumluluklarımızı ele aldığımız son derece kıymetli bir zemini de paylaşmış oluyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Hatay’ın tarih boyunca yalnızca medeniyetlerin buluşma noktası değil, aynı zamanda zorluklar karşısında yeniden toparlanma kudreti gösteren kadim bir şehir olduğunu vurgulayan Valimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’nin liderliğinde yürütülen çalışmaların sıradan bir toparlanma süreci olmadığını belirtti. Valimiz, “Bu çalışmalar, Asırların Felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerin ardından ortaya konulan asırların en büyük ihya, inşa ve imar seferberliğidir. Hatay’da yalnızca yıkılanı yerine koymuyoruz; Yeni Hatay’ımızı inşa ediyoruz. Yalnızca fizikî mekânları ayağa kaldırmıyoruz; umudu, güveni, üretimi ve geleceği de yeniden ayağa kaldırıyoruz.” dedi.
Deprem sonrası toparlanmanın yalnızca bir imar faaliyeti olmadığını, aynı zamanda kamusal düzenin yeniden tesisi, toplumsal güvenin yeniden inşası ve şehir ölçeğinde hayatın yeniden anlamlandırılması anlamına geldiğini ifade eden Valimiz; bu süreçte Hatay’da çok yönlü ve kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı.
Valimiz, konuşmasında yürütülen çalışmalara ilişkin önemli verileri de paylaşarak; Hatay’da 91 bine yakın binanın ve 335 binden fazla bağımsız bölümün yıkıldığını ve enkazının kaldırıldığını, sadece ilimizde oluşan 41 milyon ton enkazın 11 ay gibi kısa bir sürede kaldırıldığını belirtti. Şu ana kadar 194 binden fazla bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını ifade eden Valimiz, Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen kura törenleriyle 153 bin 755’inci hak sahibinin de belirlendiğini kaydetti.
Şehirlerin yalnızca barınma ihtiyacıyla değil; eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım altyapısı, kurumsal kapasite ve sosyal hayatın sürekliliğiyle ayakta kaldığını vurgulayan Valimiz, bu anlayışla Hatay’ımızda 230 yeni okul yapıldığını, 62 yeni okulun inşasının devam ettiğini, 9 yeni hastanenin hizmete alındığını, 3 semt polikliniği ve 7 Aile Sağlığı Merkezinin açıldığını ifade etti. Ayrıca 600 yataklı İskenderun Devlet Hastanesi ile 1000 yataklı Şehir Hastanesinin yapım süreçlerinin sürdüğünü, 4 yeni öğrenci yurdunun açıldığını, birçok spor salonu, futbol sahası ve yüzme havuzunun inşasının devam ettiğini belirtti.
Valimiz ayrıca; kamu kurumlarının önemli bir kısmının yenilendiğini, 8 ilçe kaymakamlığı, 2 valilik binası ve kamu kampüsü projesinin hayata geçirildiğini, 16 emniyet, 5 jandarma ve 3 sahil güvenlik binasının hizmete alındığını ifade ederek, bütün bu yatırımların afet sonrası toparlanmanın yalnızca fiziki yeniden yapılanma değil, aynı zamanda kurumsal hayatın ve kamusal hizmet sürekliliğinin yeniden tesisi anlamına geldiğini vurguladı.
Konuşmasında altyapı ve ulaşım yatırımlarına da değinen Valimiz; Asi Nehri’nin ıslahı, havalimanı, Belen ve Hassa tünelleri, limanlar, balıkçı barınakları, yeni yollar ve kavşaklarla altyapı ve ulaştırma ağının eskisinden daha güçlü hâle getirildiğini belirtti.
Hatay için ihyanın yalnızca bugünü kurmak değil, hafızayı koruyarak geleceği inşa etmek anlamına geldiğini vurgulayan Valimiz; Tarihi Hatay Devleti Meclis Binası, Tarihi Uzun Çarşı, Kurtuluş Caddesi, Tarihi Valilik Binası ve Konutu, Müderris Konağı ile Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi gibi şehrimizin tarihsel kimliğini temsil eden birçok yapının restore edilerek yeniden hizmete alındığını kaydetti. Valimiz, “Bir şehri ayağa kaldırmak, yalnızca yeni yapılar yapmak değil; o şehrin ruhunu, hafızasını ve medeniyet sürekliliğini de muhafaza etmektir.” dedi.
Ekonomik kalkınma ve destek programlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Valimiz, deprem sonrası ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla esnafımıza, çiftçilerimize ve sanayicilerimize yönelik çok yönlü destek mekanizmalarının devreye alındığını; mücbir sebep uygulamaları, kredi, hibe ve teşvik programları, KOSGEB destekleri ile tarım ve hayvancılık alanındaki desteklerin bu sürecin önemli parçaları olduğunu ifade etti. Organize Sanayi Bölgelerinde de üretim, altyapı ve imar çalışmalarının sürdüğünü belirten Valimiz, ekonomik toparlanma olmaksızın toplumsal toparlanmanın kalıcı bir zemine kavuşmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
Uluslararası iş birliklerinin önemine de dikkat çeken Valimiz Mustafa MASATLI, Birleşmiş Milletler kuruluşları, Avrupa Birliği ve çeşitli uluslararası finans kuruluşlarıyla koordinasyon içerisinde önemli projelerin yürütüldüğünü belirterek; sosyal uyum, toplum temelli destek programları, kadınlar, çocuklar ve dezavantajlı gruplara yönelik projeler, mesleki eğitim ve istihdam artırıcı uygulamalar ile yerel yönetimlerin kapasitesini güçlendiren teknik destek çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Valimiz, Hatay’da yürütülen sürecin yalnızca teknik bir yeniden yapılanma olarak görülmediğini; kamu hizmetlerinin daha güçlü sunulması, ekonomik hayatın daha hızlı canlandırılması, sosyal dayanışmanın tahkim edilmesi ve şehirlerin geleceğe daha dirençli hazırlanması bakımından çok boyutlu bir seferberlik olarak değerlendirildiğini kaydetti. Bu anlayışın sahaya yansıyan somut karşılığının “Afette Hatay Modeli” olduğunu belirten Valimiz; bu modelin güçlü koordinasyonun, ortak aklın, kurumsal dayanışmanın ve insanı merkeze alan hizmet anlayışının somut bir tezahürü olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda, Türkiye’de tek olan Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin kurulduğunu, Yüreğimizdeki Işık Projesi ile ebeveyn kaybı yaşamış 9 bin 75 çocuk ve gencin himaye edildiğini, kadın kooperatifi sayısının 35’ten 53’e çıkarıldığını, coğrafi işaret tescil sayısının 25’ten 64’e yükseltildiğini belirten Valimiz; Hatay Kültür Sanat Çarşısı ile Antakya Gastronomi Çarşısı’nın kurulduğunu, Hatay Sörf Merkezi, Çevlik Su Sporları ve Sualtı Dalış Merkezi ile Ney Üretim Merkezi gibi projelerin de sürdüğünü ifade etti.
Valimiz konuşmasının devamında, “Hatay’daki toparlanma süreci, yalnızca bir imar hikâyesi değil; aynı zamanda kamusal kapasite, toplumsal dayanışma, kültürel süreklilik ve insan odaklı kalkınma bakımından çok boyutlu bir yeniden kuruluş sürecidir.” diyerek, asıl önemli olanın yalnızca rakamların büyüklüğü değil; bu büyük seferberliğin vatandaşlarımızın hayatına nasıl dokunduğu, şehirlerimize nasıl nefes olduğu ve yarınlarımızı nasıl daha sağlam temeller üzerine taşıdığı olduğunu vurguladı.
Konferansın önemine de değinen Valimiz, bu buluşmanın yalnızca yapılanları anlatan bir zemin değil; aynı zamanda tecrübe paylaşımını güçlendiren, iş birliğini derinleştiren ve geleceğe dair ortak ufku genişleten önemli bir platform olduğunu belirtti. Valimiz, “Bu tür toplantılar, yalnızca bugünün muhasebesini yapmak için değil; yarının daha dirençli, daha hazırlıklı ve daha güçlü şehirlerini kurmak bakımından da büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda Valimiz Mustafa MASATLI, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi olmak üzere, Asırların Felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerin ardından yürütülen büyük seferberliğe liderlik eden, destek sunan ve katkı sağlayan herkese şükranlarını arz etti; sürece katkı sunan bakanlıklara, Avrupa Birliği’ne, Alman Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığına, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumuna, Türkiye Belediyeler Birliğine, Vilayetler Birliğine, yerel yönetimlere, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarına ve tüm paydaş kurumlara teşekkür etti.
Gerçekleştirilen bu önemli konferans; afet sonrası toparlanmaya ilişkin tecrübe paylaşımını güçlendirirken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine de önemli katkı sundu.